Asla Uymamanız Gereken 5 Fitness Önerisi

Adettendir, ne zaman bir spor salonuna kaydolsanız, hevesle başladığınız ilk antremanın üstünden on dakika geçmeden yanıbaşınızda kaslı bir adam belirir. Salonun müdavimi ünvanıyla gezerken, sizin aletleri tanımaya çalışan halinizi gözüne kestirir ve “engin tecrübelerinden” nasiplenmeniz için soluğu yanınızda alır.

Bir kaç giriş cümlesinden sonra konu onun ne kadar uzun süredir spor yaptığına, daha önemlisi sizin bu konuda ne kadar acemi olduğunuza gelir. İşte tam bu noktada, salondaki gençlerin “abisi” olan bu kişiden fitness antremanı ve egzersizlerle ilgili öğütler yağmur olup yağmaya başlar. Bu yazımızda, salonda sizi gözüne kestirip bütün keyfinizi kaçıran ve yanlış bilinen fitness efsaneleri ile ün yapan kaslı abilerin asla uymamanız gerek başlıca tavsiyelerini derledik.

1. “Yanıyorsa iyi, gelişiyordur.” Müdavim abilerimizin en klişe fitness efsanelerinden ilki, kas gelişim süreci ile ilgili yaptıkları tespittir. Antreman sırasında ne kadar acı çekilirse, kas yapılanmasının o kadar çabuk olacağını iddia ederler. Oysa egzersiz sırasında vücut reaksiyonuyla ilgili yapılan çalışmalar, uzun süren ve giderek şiddetlenen ağrıların kas yıkımına sebep olduğunu göstermektedir. Yaşanan kas yıkımı, ağrıyla inatlaşma sonucunda ciddi doku zedelenmelerine neden olabilir.

2. “Ne kadar ağır yükün altına girersen, o kadar çabuk sonuç alırsın.” Spor yapmaya yeni başlayan vücut geliştirme heveslileri arasında yaygın olan bu düşünce, yaralanmalar ve eklem sakatlıklarına ortam hazırlayan yanlış bir algıdır. Kasların yük taşıma kapasitesi zamanla artar ve bu artışın metabolizmaya uygun olarak yapılması, aerobik kapasitenin artışıyla paralel ilerletilmesi gerekir. İlk haftasında 40 kg göğüs egzersizi altına giren bir sporcu muhtemelen ikinci hafta dayanılmaz kas ağrılarıyla karşılaşacaktır.

3. “Mesela ben, hiç supplement kullanmadım.” Tamam, iyi bir vücut için her zaman supplement gerekmez. Ama biri kalkıp 6 ay önce başladığı spor salonunda Amerikan güreşi pozları veriyorsa, kusura bakmasın. Biz de onun bu iddiasını efsanelerimiz arasında dahil ediyoruz. Supplement kullanımı doğru beslenme ve egzersiz programıyla birlikte yürüdüğünde başarılı sonuçlar verir, protein tozu kullanmamak için her gün GDO’lu tavuk tüketiyor olabilirsiniz, dikkat edin.

İlgili yazı:  2016 İçin 6 Vücut Geliştirme Önerisi

4. “Bacakları boşver, üst vücuda odaklan.” Hızlı sonuca ulaşma vaadiyle anlatılan efsanelerden biri de, sadece “popüler” kas gruplarını çalıştırmaktır. Oysa kesin bir gerçek var ki; kaslarınızı tepeden tırnağa bir bütün olarak geliştirmediğiniz sürece hangi kas grubu olursa olsun bir aşamada ilerlemesini durdurur ve vücudun geri kalanın kendisine uymasını bekler. Ek olarak, görsellik kaygısı için bile olsa sadece bir bölgeye odaklanmak uzun vadede mantıklı olmayacaktır. Zira kimse Hulk gibi bir vücudu flamingo bacaklarıyla taşımak istemez.

5. “Stereoidsiz Olmaz.” Bilinçsizce verilen tavsiyeler arasında belki en tehlikelisi, sporcuları stereoid kullanımına yönlendiren sözlerdir. “Mutlaka kullanmalısın, buradaki herkes kullanıyor, Ahmet kullandı bak iki ayda nasıl ilerledi” gibi teşviklerle ısrara varan bu tavsiyeler, özellikle yeni başlayan sporcuların vücudunda geri dönülemez hasarlara yol açabilir. Bu efsanaye karşı en güçlü savunmanız, fitness yapma nedeninizdir. Ekranlarda gördüğünüz kişiler gibi mi görünmek istiyorsun? Yoksa sağlıklı bir vücuda mı sahip olmak istiyorsun? Eğer tercihin ikincisiyse, bu sadece uzun vadeli ve kararlı bir planlamayla gerçekleşir. Zaten ikinci yoldan sabırla yürüdüğünüzde, hayranlıkla izlediğiniz isimleri geride bırakacak bir forma sahip olacaksınız. En önemlisi, kendi motivasyonunuzu merkeze almak ve sadece kendinizle yarışmak.

Aslında hepsinden önemli olan, zinde kalmak.

Görsel: Natalie Prefontaine

Fikrini paylaş