Yapılmaması gereken 6 Diyet Efsanesi

Oldukça iyi niyetli gözüken bir çok sağlık önerisi var, ama ne yazık ki bunların pek çoğu yanlış yönlendirmelere sebep olabiliyor. Bir diyet efsanesi halk arasında yoğun olarak söylenmeye başladığında köklerini silmek oldukça zorlaşabilir bu da oluşabilecek sağlık problemlerini arttıracaktır.

Beslenme şeklinizi düzenlemeye gelince, kendinize konusunda uzman bir beslenme uzmanı seçerek bu işe başlamanızı aynı zamanda egzersiz ile bu sürece devam etmenizin olumlu sonuçlarını göreceğinizi belirtmek isterim. Vücudunuz için en sağlıklı  ve en doğru bilgileri konusunda uzman kişilerce sürdürmelisiniz. Yanlış anlaşılan konulardan dolayı sağlığınızı asla tehlikeye atmayın. Herhangi bir adım atmadan önce bu ‘diyet efsanelerinin’ doğru olup olmadığından emin olun.

Diyet Efsanesi #1

‘Öğün atlamak ya da hiç yememek, kilo vermek için harika bir yoldur.’

İlk bakışta, mantıklı görünüyor: Öğün atladığınızda, tüketeceğiniz öğün içeriğindeki kaloriyi almamış olacaksınız. Bu genel olarak aldığınız kaloriyi azaltıp, bir süre kilo kaybını destekleyebilir.

Fakat gerçekte, o kadar basit değil. Bir öğün atlamak, bir sonraki yemek yediğiniz zaman aç bir şekilde bu öğünü tüketmenize ve bu da sizin atlamış olduğunuz öğündeki kalori içeriğinden fazlasını almanıza ve sağlıksız besin tercihlerinden daha fazla tüketmenize sebep olabilir. En iyi ve sürdürülebilir sonuç göreceğiniz yöntem, çeşitli, sağlıklı ve size özel(metabolizma hızı, yaş,cinsiyet, hastalık faktörleri, egzersiz türü vb.) hazırlanmış bir beslenme düzenine sahip programın uygulanmasıdır.

Diyet Efsanesi #2

 ‘Kalori alımınız ne kadar az ise, kilo kaybınız da o kadar yüksek olur.’

Daha az yemek yerseniz, vücudunuz ekstra kalori için yağ olarak depolanma işlemini gerçekleştirmeyecek öyle değil mi?

Fakat gerçekte olan, kişinin almış olduğu kaloriyi çok fazla kısıtlaması ( bunlara 500,800,1000 kcal vb. beslenme programları da örnek verilebilir) metabolizmasını yavaşlatabilir. Aynı zamanda kas kütlesini düşürebilir, ki bu hiç istemediğimiz bir durumdur. Kas kütlesinin azalması metabolizmanızın hızlanma işlemini oldukça zorlaştıracaktır. Eğer sağlıklı olmak ve kilo vermek istiyorsanız, doğru gıdaları uygun porsiyonlarda tüketmek oldukça önemlidir. Aldığınız kalorilerin sağlıklı tercihlerden gelmesini istiyorsanız, yağsız etleri, tahıl içerikli gıdaları ve liften zengin besin gruplarını tercih edin.

Yetersiz beslenme zamanla iştah kaybına neden olur

Diyet Efsanesi #3

‘Zayıflamaya gelince, tüm yağlar kötüdür.’

Yağ ile ilgili yapılan reklamların çoğu doymuş yağ içerikli gıda tüketiminin kardiyovasküler hastalık riskini arttırdığına yöneliktir.Bu oluşum yıllarca tartışılmıştır.Oysaki orta zincirli doymuş yağ asidi içeriğine sahip Hindistan cevizi yağının kardiyovasküler hastalık riskini arttırmadığı incelenmiştir.Trans yağ asitlerinin LDL(kötü) kolesterolü arttırdığı,HDL(iyi)kolesterolü ise düşürdüğü kaçınılmaz bir gerçektir.

Yağ yemenin sizi şişmanlatacağından endişeleniyorsanız, tekrar düşünün. Yapılan pek çok meta analiz çalışması yağ tüketmenin kilo artışına neden olmadığını göstermektedir. Asıl dikkat edilmesi gereken harcanandan daha fazla kalori alınıp alınılmadığıdır-bu kaloriler sadece yağ değil, karbonhidrat ya da proteinden de gelebilir. Ayrıca, vücudumuzun sağlıklı bir şekilde fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için sağlıklı yağ türlerinin tüketimi önemlidir. Ve eğer kilo kaybı istiyorsanız, yağ da bu sürece yardımcı olacaktır.Uzun süreli tokluk hissinin sağlanmasına yardımcı olacaktır. Elbette, tüm yağ kaynakları için aynı durum geçerli değil. Mümkün olduğunca, zetinyağı, hindistancevizi yağı, avokado, fındık,ceviz veya balık gibi sağlıklı yağ kaynaklarını tercih edin.

İlgili yazı:  Ürün Etiketleri Ne Söyler? Bu Değerlere Dikkat Edin!

Diyet Efsanesi #4

‘Diyet yapıyorsanız, tatlıları asla tüketmemelisiniz.’

En sevdiğiniz yiyeceklere yasak getirilmesi ile kim diyet yapmak ister ki? Sağlıklı bir diyet, uzun süre boyunca devam edebileceğiniz bir diyettir ve dengeyi gerektirir. (Aslında yoksunluk diyetlerinde yani kısıtlamanın olduğu yasaklı diyetlerin başarısızlığa uğraması muhtemeldir.) Çoğunlukla sağlıklı beslenme seçeneklerini tercih ettiğiniz sürece -ve kilo kaybı durumunda, favori besinlerinizi de beslenme düzeninize ekleyebilir ve porsiyon kontrolü dahilinde rahatlıkla tüketebilirsiniz.

Daha fazla sağlıklı tatlı tarifi için Zinde Tarifler tatlı tariflerini inceleyebilirsiniz.

Hem sağlıklı hem enerjik bir çok tatlı var

Diyet Efsanesi: #5

‘Sağlıklı besinler çok pahalıdır’

Evet, örneğin organik etiketi bir gıdaya geldiğinde ücret oldukça artış gösterir. Ancak araştırmalar göstermektedirki, sağlıklı alışveriş listenizi dikkatlice planladığınızda, düzenli olarak fast food yiyenlere kıyasla, sağlıklı yiyecekleri tercih edenler daha az para harcamaktadır. Alışveriş faturanızı düşürmek için mümkünse tahıl ve fındık gibi öğeler için toplu alışveriş yapın; Lahana, portakal ve havuç gibi ucuz üretim seçeneklerini tercih edin; Etten daha sık fasulye ve baklagiller(mercimek vb.) gibi bitkisel protein kaynaklarını tercih edebilirsiniz. Hiçbir şey kaybetmemek için yemeklerinizi önceden planlayarak alışverişe çıkın.

Okulda veya ofiste dışarıdan yemek söylemek yerine kendi öğünlerinizi hazırlayarak uygun fiyata sağlıklı beslenebilirsiniz. Evden yemek getirme rehberi başlıklı yazımızı mutlaka okuyun. Bunun için vaktiniz yoksa, günlük hizmet veren kapıya servis diyet yemek hizmeti veren firmalar listemize göz atın.

Diyet Efsanesi #6

‘Ne yediğiniz ne içtiğinizden daha önemlidir.’

Beslenmenin diyetin odak noktası olduğu kabul edilebilir bir gerçek. Ancak unutmamak gerekir ki yediğimiz yiyeceklerle birlikte tükettiğimiz içecekler diyetimizde büyük rol oynayabilir. Dünyadaki en sağlıklı gıdaları yeseniz bile, her gün şekerli ve kimyasal yüklü gazlı içecekler içersek beslenme düzeninize ve kilo verme sürecinize zarar verebilirsiniz. Aslında, şekerli içecek tüketimi çeşitli hastalıkların oluşumuna sebep olmaktadır. Diyetinizi geliştirmeye ve iyileştirmeye çalışıyorsanız, en iyi içecek tercihi tabiki sudur. Su kalorisizdir ve  bol miktarda içilmesi bu da kg başına 30-40 ml günlük tüketmeniz gereken miktarı belirleyecektir. Dehidrasyonu engelleyerek,yaratıcılığı ve odaklanmayı geliştirecektir.Yaz meyveleri de hazır sofralarımızda yerini alırken su tüketimini sağlayamayan, su içince midesi bulananlara önerim çilek,kivi,maydonoz,limon vb. pek çok taze meyve ile suyunuzu tatlandırabilirsiniz.

Evet bu efsaneler ışığında, beslenme düzeninizi her duyduğumuz kulaktan dolma bilgiye ya da popüleriteye göre değiştirmeden önce iyi bir araştırma yaparak ve sonuca konusunda uzman kişi tarafından bilgi sahibi olup ulaşmanız en doğru yöntemdir. Yaptığınız herhangi bir diyet değişikliği sürdürülebilir ve keyifli olmalıdır, böylece uzun vadeli, sağlıklı bir hayat sürebilir ve kendinize de o denli sadık kalabilirsiniz.

ezgi-ozturk-icon

 

Yazar: Diyetisyen Ezgi ÖZTÜRK

Yazarın tüm yazıları

Fikrini paylaş